1 görüntülenme
favori şehir tanıtımı kategorisinde (33.1k puan) tarafından soruldu

Bu soruya cevap vermek için lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.

3 Cevaplar

(33.1k puan) tarafından cevaplandı

 ANTALYA'NIN KURULUŞ EFSANESİ

  • Antalya şehri günümüzden yaklaşık 2300 yıl önce kurulmuştur. Kuruluşu ile ilgili efsanelerden bir tanesi:
  • Kral Attalos krallığının sınırlarını genişletmek ve daha zengin olmak için sefere çıkan. Amacı deniz kenarında liman olabilecek bir yer ele geçirmektir. Öyle bir yer ister ki dünyada başka bir eşi olmasın bu nedenle komutanına derki "Gidin, bana bu yeryüzü üzerinde öyle bir güzel yer bulun ki, bütün kralların gözü kalsın bu yerde. Kimse gözünü bu yerden ayıramasın. Orada liman şehirleri kuracağım.” 
  • Kral Attalos Bergama Krallığının başında bulunmaktadır.Bergama ordusu yola çıkar ve bütün Ege kıyılarını dolaşırlar ve en sonunda Antalya'nın günümüzdeki yeri olan körfeze gelirler. Körfez manzarası karşısında gözlerine inanamazlar ve hayran kalırlar. Komutan “Şükürler olsun sana Zeus, nihayet Attalos’un şehrini bulduk.” der bunu bütün sesinin yettiği kadar gür olarak bağırır.
  • Daha sonra burada yeni bir şehir inşa edilir. Şehre Kral Attalos'un adı verilir. Çünkü burası onun hayallerinin şehridir. Şehre daha sonraki zaman içerisinde ona hükmeden güce  göre isim değiştir.Türkler tarafından Adalya, Araplar  tarafından Antaliye, Cumhuriyet ilan edildikten sonra ise şehrin ismi Antalya olur
(33.1k puan) tarafından cevaplandı

                         KIZ KALESİ EFSANESİ (MERSİN)

           Korykos şehrinde yaşayan ve buraya hükmeden bir kral varmış. Kralın hayattaki en büyük arzusu bir kız çocuğuna sahip olmakmış. Kral bu amacına ulaşmak için çok uğraşlar vermiş sonunda bir kızı dünyaya gelmiş.

        Kralın kızı çok güzelmiş. Kral onu gözünden bile sakınmaktaymış. Onun en güzel yiyeceklerle besler, en güzel giysileri giydirirmiş. Dünyadaki en büyük mutluluğu imiş. Günlerden bir gün şehre bir kahin gelmiş. Kahin insanların gelecekleri hakkında onlara bir şeyler  söylermiş. Bunu duyan kral kahini yanına çağırmış ve kızının geleceği hakkında  ona soru sormuş. Kahin prenses ile ilgili sözleri kralın kulağına eğilerek söylemiş. Prensesin 20 yaşına geldiğinde bir yılan tarafından ısırılacağını ve bunu sonucunda öleceğini söyler.

      Kral bu kehanetin önüne geçebilmek için şehrin kıyısında  deniz içinde ulunan kayalıkların üstüne bir kale yaptırır. Amacı prensesi buraya koyacak ve yılanlar su içinde yüzüp kaleye çıkamayacağı için onu ısıramayacaktır. 

     Prenses 20 yaşına geldiği zaman kendine babası tarafından kendisine yemesi için gönderdiği üzüm sepeti içerisine saklanan bir yılan tarafından ısırılır ve prenses ölür. O zamandan beri kaleye KIZ KALESİ denir.

      

(33.1k puan) tarafından cevaplandı

ŞAHMERAN

Şahmeran hikayesinin ünlü olmasını sağlayan temel unsur vücut kısmının güzel bir kadın alt kısmının ise yılan şeklinde olmasıdır.  Mitolojik bir varlık ile insan ilişkisi, dostluğu ve arkadaşlığı işlenmiştir.  Efsanenin  yaşandığı yer ise Mersinin Tarsus ilçesidir.

Şahmeran yılanların şahıdır ve dünyadaki bütün yılanlara hükmetme özelliği vardır.

Şahmeran özü itibari ile iyi niyetli ve dostluktan yana olan bir varlıktır.  Diğer kahramanımız ise Cemşab isimli bir gençtir.

Cemşab arkadaşları ile bal toplamaya gider. Kuyunun dibinde olduğu için arkadaşları çıkarılan balları alır ve Cemşab’ı  kuyunun dibinde ölüme terk eder.

Cemşab kuyunun dibinden nasıl kurtulacağını düşünürken gözüne bir delik takılır. Deliği biraz genişlettiğinde ise içeriye ışık sızmaya başlar. İçeriyi gözden geçirdiğinde Şahmeran’ı görür.  Deliği büyüterek kendi geçeceğe boyuta getirir  ve geçer. Şahmeran ile tanışır.

Şahmeran ile Cemşab arasında güzel bir dostluk gelişir. Karşılıklı olarak birbirlerini severler. Dostlukları ilerlerken Şahmeran Cemşab’a tıp ilmini öğretir. Cemşab  daha sonra  Lokman Hekim olarak tanınacaktır.

Dostluk ve arkadaşlıkla geçen uzun yıllardan sonra Cemşab insanların arasına dönmeye karar verir. Şahmeran kalması için ikna edemez. Bunun üzerine Cemşab’a beni gördüğünü kimseye söylememen gerekli diye ifade eder.  Cemşab’ın yemin etmesini ister.

Cemşab eve döner. Kimseye bir şey söylemez. Bu sıralarda ülkenin kralı hastalanır. Hastalığın tek çaresi Şahmeranın etidir. Şahmeran ile ilgili bütün bilgileri bilen vezir  ülkedeki bütün insanları bölükler halinde hamama alır onları izlermiş. Vezirin bildiği en önemli bilgisi ise Şahmeranla  dosluk kuranları üzerinde yılan pullarının olduğudur.

Cemşab ne kadar kaçmaya çalışsa da en sonunda hamama girmek zorunda kalır. Hamamda vezir Cemşabın üzerinde pulları fark eder ve yakalatır.

Cemşab sorgulamaya alınır. Canı ne kadar yansa da direnir direnir fakat bir noktadan sonra gücü kalmaz ve üzüntüler içinde Şahmeranın yerini söyler.

Şahmeran yakalanır. Cemşab ile karşılaşan Şahmeran onun işkenceler sonucunda konuştuğunu anlar ve onu affeder. Cemşab’dan bir dileği olur. Etini Padişaha yedirmesi ve suyunu Vezire içirmesini diler.

Şahmeran katlinden sonra Padişah eti yer iyileşir. Vezir suyu içer hemen ölür.

Esen kalın

...